ALMANYA’DA MALİ MÜṢAVİRLİK VE MUHASEBE HİZMETLERİ – TURABİ GÜNGÖR

Almanya’nın Düsseldorf şehrinde Königsallee 66, adresindeki KONFIDENT Wirtschafts- und Steuerberatungsgesellschaft mbH şirketi, işletmelere ve sermaye şirketlerine yeminli mali müşavirlik, vergi danışmanlığı, muhasebe, bordro yönetimi ve kurumsal danışmanlık hizmetleri sunuyor. Ayrıca aynı çatı altında bağımsız denetim (wirtschaftsprüfung) hizmetleri de veriliyor.

KONFIDENT Wirtschafts- und Steuerberungsgesellschaft mbH şirketi yetkilisi Turabi Güngör ile sundukları hizmetler üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Muhabirce: Muhasebe nedir, mali müşavirin rolü ve önemi nedir?

Turabi Güngör: Muhasebeyi, mali nitelikli işlem ve olayları para ile ifade etme, kaydetme, sınıflandırma, raporlama ve sonuçları analiz ederek yorumlama yöntemi üzerine kurulmuş olan bir bilim dalı olarak ifade edebiliriz. Buradaki amaç işlem ve olay kapsamına giren varlıkları, mali konum ve tablolarını, kaynak ve kaynak değişiklilerini işletmelere sunmaktır. Muhasebe küçük aile işletmelerinden tutun sermaye şirketleri ve holding gruplarına kadar uzanan geniş bir kavramdır.

Mali müşavir ise verilmiş olan vekaletnameye istinaden mükellefini vergi dairesinde temsil eder, şahsi görüşmeler, yazışmalar, kayıt altına alma işlemi yapar, yani işletmeci tarafından verilmiş olan muhasebe dokümanlarını Alman vergi mevzuatı kapsamında muhasebe sisteminde kayıtlara geçer; bordro yönetimini yapar. Yine Alman vergi yasaları dahilinde vergi danışmanlığı yapar ve yürülükte olan mevzuata istinaden planlama hizmeti sunar, vergi dairesine muhasebe sonuçlarına göre ister vergi ödemeleri ve ister KDV-vergi iadelerinin beyannamelerini ibraz eder. Ayrıca sene sonu vergi denkleştirmelerini, beyanlarını, bilançolarını, kâr- zarar tablosunu ibraz eder. Elbette aynı zamanda da kurumsal şirket danışmanlığını yapar.

Muhabirce: Mali müşavirlik, muhasebe ve kurumsal danışmanlığın bir arada yapılmasının ne gibi bir avantajı var?

Turabi Güngör: İster vergi danışmanlığı, ister muhasebe ve ister kurumsal danışmanlık olsun, organik olarak birbirleriyle intern stratejik bağları vardır. Nedenleri üzerinde durmak ve öncelikle şahsi işletmelerimize değinmek istiyorum.

İşletme sahiplerimiz muhasebe işlemlerinin yapılması için ay bitiminde muhasebe dosyasını mali müşavirine iletir. Mali müşavir mükellefinin vermiş olduğu muhasebe dokümanlarına istinaden muhasebe işlemlerini yapar ve sözkonusu ayın KDV beyannemesini elektronik olarak vergi dairesine ibraz eder. Burada bir sorun yok, esas gözetilmesi gereken vergi dairesinin perspektivinden bakabilmektir.

Muhabirce: Bu konuyu biraz açalım…

Güngör: Önemli olan, vergi dairesinin dikkat ettiği hususları gözeterek yapılan muhasebe sonucu elde edilmiş olan mali tabloları kontrol edip, mevcut mali verileri mükellefin yararına değerlendirebilmek ve vergi mükellefine yasal kapsamda zamanında danışmanlık yapabilmektir.

Vergi Dairesi öncelikle şuna dikkat eder: Vergi mükellefinin almış olduğu ürün maaliyeti, ürün maliyeti üzerine koymuş olduğu mantıklı ve tanıyabilecekleri kâr marjı, elde etmiş olduğu ciro, cirodan ürün maliyeiti ve işletme giderleri çıktıktan sonra mükellef, geçinebilecek mantıklı bir kazanç elde etmiş mi..

Muhabirce: Yani mali müşavir bunlara mı dikkat ediyor?

Güngör: Yani vergi beyannamesi vergi dairesine gönderilmeden önce, önemle bunlara dikkat edip gerekirse mükellef ile olan biteni Alman vergi mevzuatı ve yasalar kapsamında görüşüp eksiler tamamlandıktan sonra beyannamelerin vergi dairesine ibraz edilmesini öneriyorum. Elbette altını çizmek gerekir ki, vergi kaçırılmaz ama Alman vergi yasaları kapsamında gerekli vergi danışmanlığına istinaden haksız temelde vergi ödemeleri önlenebilir.

Bu konuda somut bir deyimim var; “Belirleyici ve önemli olan, işletmenin zamanında rahatsızlığını tespit edip tedavisini yapabilmektir.” Zamanında bu rahatsızlığı tedavi edemeyip sene sonuna bırakırsanız rahatsızlık ilerler, tüm bedeni sarabilir ve iş işten geçmiş olur.

Muhabirce: Almanya’daki işletmelerimizi nasıl görüyorsunuz, mali müşavirlerin yeteri kadar yardımcı olduğunu düşünüyor musunuz?

Güngör: Almanya’da yerleşik olan işletmelerimizin büyük bir bölümü küçük aile veya şahsi işletmelerimizdir. Çalışkan ve fedakârdırlar, icraatta günlük ticaretle uğraştıkları için bürokrasi, vergi ve muhasebe bilgilerinin yeterli olmadığını hepimiz biliyoruz ve son derece doğaldır bu. Sonuçta bunun için de bu işlerden anlayan mali müşavir ve danışmanlar vardır. Ve bu meslek grubundakilerden yardım alınır.

İşletmecilerimize vergi dairesinden KDV veya genel denetim (umsatzsteuer-sonderprüfung, betriebsaußenprüfung) geldiği zaman ve denetim sonrası yüksek meblağlarda ek vergi ve vergi cezaları kesildiği zaman, mali müşavirin mükellefine sadece “Siz bana ne verdiyseniz ben onu yaptım” dememeli, aynı zamanda “Ben zamanında yasal kapsamda mükellefim için ne yaptım” diyebilmelidir.

Muhabirce: orta veya büyük ölçekli sermaya şirketlerinde durum değişiyor mu?

Güngör: Elbette Almanya´da yerleşik sermaye şirketlerimiz için de söylemiş olduklarımız geçerli. Ancak sermaye şirketlerimize ister vergi danışmanlığı ve muhasebe, ister kurumsal ve şirket danışmanlığı kapsamında olsun daha geniş yelpazede hizmet verilmesi gerekmektedir ve dikkat edilmesi gereken daha fazla husus vardır.

Şahsi işletmelerde değindigimiz gibi aynı şekilde ister ürün ve mevcut üründen stok çıkarıldıktan sonra, satılmış olan ürünün mantıklı kâr marjı ve cirosu, ister bilançoda görünen aktif ve pasif mali verileri ve ister ana sermayesi dengeli olmak zorunda.

Bu yüzden özellikle orta ve büyük ölçekli şirketlerimizin vergi danışmanlığı ve muhasebe dışında, kurumsal şirket danışmanlığı almaları büyük önem taşır ve gereklidir de. Bunları söylerken sadece teorik olarak değil, tecrübe ve birikimlerime dayanarak söylüyorum.

Muhabirce: Sermaye şirketlerinde mali müşavirligin yanı sıra kurumsal danışmanlığı neden gerekli görüyorsunuz?

Güngör: Sermaye şirketleri global ekonomi piyasasında stratejik ticari duruşlarını oluşturma ve rekabete gücünü geliştirmek zorunda. Dolayısıyla, üç, beş veya on senelik bütçe planı, liquide planı, risk analizi ve bağlantılı yönetim ile fikir alış verişi gerekmektedir. Gerekli durumda mükellefin yararına yasal kapsamda farklı bir şirket türü veya mevcut şirket altında farklı yapısal şirket modeli oluşturmaktır. Bunun nedeni ise genelde riskleri bölmek veya vergi tassarufu amaçlı olur.

Belirtmiş olduğum sermaye şirketlerinin özellikle dikkat etmeleri gerekenlerin en önemlisi, şirketi iflaslara sürkleyebilecek faktörlerden ana sermayesinin tükenmemesine, aşırı borçlanmayı ve zararları engellemesidir, taşınır ve taşınmaz varlıklarıni riskten korumalarıdır.

Örneğin şirketin ödeme gücününün ve sermayesinin tükenmesi veya aşırı borçlanması durumunda şirketin genel müdürü veya yönetimi, 23 gün içinde şirketin iflasını vermekle mükelleftir. Aksi halde iflas taşıyıcılığını oluşturur ve bir suç unsuru teşkil eder. Böylesi durumda şirketin genel müdürü olan bitenden şahsi yükümlü tutulur ve şirketin her tür borcu genel müdürden talep edilir.

Söyleşimizde, Mali müşavirlik, Muhasebe ve Kurumsal Danışmanlık şirketi KONFIDENT’in yetkilisi Turabi Güngör ile küçük işletmeler, orta ve büyük ölçekli işletmeler için muhasebe, mali müşavirlik ve kurumsal danışmanlık hizmetlerinin önemi ve gerekliliği konularında sorulara yanıtlar vermeye çalıştık. Şirketin aşağıdaki iletişim adresinden daha fazla bilgiye ulaşabilir, sorularınızı iletebilirsiniz.

Leave A Reply